Yazarlar

Para Neşeyi Takip Eder?

Merhabalar ; Ben doğma büyüme İstanbul’luyum.3 yıl önce İzmir’e taşındık. Ve inanın hayatımın en doğru kararını vermişim bu seçimim ile. Evet radikal ve köklü bir değişim kabul ediyorum, karar aşaması da çok kolay olmamıştı. Ancak , şu anda iyi ki olmuş diyorum.

Aralık ayında iş dolayısıyla 10 gün İstanbul’da idim. Olaylı gidiş yolculuğumdan zaten bahsetmiştim.

Bu 3 yıl zarfında toplasanız 5 kez gitmemişimdir İstanbul’a. En uzun süreli olanı da buydu. Arkadaşlarım bana hep soruyorlar. İstanbul’a geri dönmeyi düşünüyor musun ? İzmir’den memnun musun ? diye…

Evet arkadaşlar ben İzmir’den çok ama çok memnunum. İzmir’de çok ama çok keyifliyim. Hayatımın en doğru kararı…

İstanbul’da ki trafik maceralarım bitmek bilmedi. Ve İstanbul beni gerçek tüketiyordu.

Bir akşamüzeri Bahçeşehir’ den Taksime 3,5 saate mi gitmedim. (İzmir’den otobüs ile 3,5 saatte Denizli’ye gidiliyor.) (Bu Denizli örneğini de niye verdiysem ) Döneceğim gün yine Bahçeşehir’den Atatürk Havalimanı’na 2,5 saate mi gitmedim.

İzmir’liler trafik var diye şikayet ediyorlar. Ancak İstanbul trafiğinde olsalar ne yaparlardı bilemiyorum…

Peki gerçek, İzmir’de trafik var mı ? Evet bazen bazı bölgelerde trafik oluyor olmuyor değil. Ancak İstanbul gibi değil. O yüzden İstanbul trafiğinin yanında devede kulak sayılır. Yani fazla yakınmasınlar bence. Ve İstanbul’dan şöyle bir karar ile ayrıldım. İstanbul artık çığrından çıkmış durumda. Yaşanılacak yer olmaktan çıkmış. İnsanları robotlaşmış. Trafiği , keşmekeş ve kaosu cabası. Evet biz Access Consciousness bünyesindekiler kaosu severiz. Çünkü kaostan işleriz. Kaos bizim için yaşam enerjisidir. Bizim için yaratım kaosta başlar. Ancak inanın İstanbul tüm bu sınırları fazlasıyla aşmış durumda.( İlginç bakış açımla tabii ki )

Ve ben sadece ve sadece iş için 1 yada 2 ayda bir en fazla 7 gün İstanbul’a gitmeyi seçtim. İzmir’e inince neredeyse toprağı öpecektim. Çok şükür dönüş yolculuğum olaysız ve rötarsız geçti. Bundan daha iyi nasıl olur.

Yılbaşı haftasını evimde ,ailem ile dinlenerek huzur içinde geçirmeyi seçtim. İstanbul’un yorgunluğunu atmayı seçtim…

Ben yılbaşlarında dışarıda olmayı sevmem. Evimde olmayı severim. Aslında yılbaşı benim için sadece yeni bir yıla girişi simgeliyor. Yeni bir 365 günün başlangıcı. ( ilginç bakış açımla tabii ki ) O yüzden mütevazi bir şekilde evde olmayı tercih etmişimdir her zaman. Bana katılmak isteyen aile dostlarım olursa da kapım her zaman açıktır.

Hepinize tüm sevdikleriniz ile birlikte neşeli , sağlıklı , mutlu ,huzurlu , ihtişamlı ve bol bereketli bir yıl dilerim.

Unutmayın para neşeyi takip eder. Neşe parayı değil !

Bundan daha iyi nasıl olur? Başka neler mümkün?…

Yeni yılda yeniden görüşmek üzere. Sevgimdesiniz…

Deniz Ebru Turan
turanebru73@gmail.com

Yazımızı beğendiyseniz paylaşım butonlarını kullanarak sosyal  medyada  paylaşıp daha fazla kişiye ulaştırmanızı rica ederiz. Bizi  Twitter  üzerinden @kanguruhaber hesabından, Instagram üzerinden  @kanguruhaber hesabından da takip edebilirsiniz.

Yorum yapmak, eklemek ya da düzeltmek için aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız

Google +

E-posta ile Abone Ol

Haber Bültenlerimize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin. 3'cü şahıslara satılmaz.

Bumerang - Yazarkafe