Yazarlar

Koşullar Beni Bu Hale Getirdi

Vakti zamanında, kasaba halkı, el birliği ile bir tapınak yapmaya karar vermiş. Herkes elinden geleni yapıyormuş. Günlerden bir gün, tapınak inşaatında çalışanlar, bir adamın ağaç gölgesinde, keyifsiz vaziyette oturduğunu görmüşler. Birkaç kişi oturan adamın yanına giderek; “Kardeşim sen neden gelip yardım etmiyorsun? Bak burada herkes çalışıyor, sen de bir el atsan olmaz mı?” demişler. Adam, “Ben de tanrının tapınağında çalışmayı ve katkıda bulunmayı çok isterim ama ben açım. Aç insan çalışabilir mi?” demiş.

İşçiler durumu anlamışlar, onu hemen köye götürüp karnını bir güzel doyurmuşlar. Sonra birlikte tapınak inşaatına dönmüşler. İşçiler inşaata geçip çalışmaya başlamışlar, bu adam yine gidip ağacın altına oturmuş. Yine birkaç kişi yanına gidip, “Karnım aç o yüzden yardım edemiyorum, demiştin. Şimdi karnın tok, biraz yardım etsen nasıl olur?” demişler. Adam, “Ben de kutsal tapınağın yapımına yardım etmek istiyorum ama tok karına çalışılır mı?” demiş.

Hikâyedeki adamın, belli ki, çalışmaya hiç mi hiç niyeti yokmuş.

Şimdi böyle bir adam ne yapacak? Hangi işe başlayacak? Ne kadar sebat edecek?

Elbette hiçbir işe başlamayacak, hep bir bahanesi olacak, hiçbir şeyi başaramayacak! Sonra da, bütün başarısızlar gibi, başarının şans olduğunu iddia edecek ve beni koşullar bu hale getirdi diye şikayet edecektir.

İnsanın huzurlu bir hayatı olması için yapılacak şeyler bellidir. Bunların neler olduğunu bilmek, öğrenmek pek zor değildir. Öğrenmek zor değildir ama yapmak için; istemek, niyet etmek, azimli olmak, iradeli olmak, okumak, araştırmak, anlamak, dinlemek, sebat etmek, çaba göstermek vb gerekir. Bunları yapmayanlar, ‘Boş çuval dik durmaz,’ misali kendi başlarına hiçbir şey beceremezler.

Kendi başına bir şey beceremeyenler, hep mucizevi bir kurtuluş beklerler. Mucizevi kurtuluş bekleyenler olduğuna göre; bunlara bir kurtarıcı illa ki bulunur. Bunlar için; kurtarıcı bir lider! Koruyup kollayacak bir ağır abi! Mucizevi vaatler sunan bir din adamı! Şıp diye iyileştiriveren bir doktor! İpten alan bir avukat! Bire on kazandıracak bir tüccar! Her mesleğin çakalı, bunlara bekledikleri hizmeti vermek için pusuda beklemektedir. Kurtuluş bekleyenlere, kurtuluş reçetesi satanlar hep kazanmış, alanlar hep kaybetmiştir.

İsteyen kendi yolunu bulur, istemeyen oturur kurtarıcı bekler. Kurtarıcıların, sadece kendini kurtardığını, fark edebilenler, belki kendi yolunu aramaya başlarlar.

Hüseyin Güdücü
drguducu@hotmail.com

Yazımızı beğendiyseniz paylaşım butonlarını kullanarak sosyal  medyada  paylaşıp daha fazla kişiye ulaştırmanızı rica ederiz. Bizi  Twitter  üzerinden @kanguruhaber hesabından, Instagram üzerinden  @kanguruhaber hesabından da takip edebilirsiniz.

Yorum yapmak, eklemek ya da düzeltmek için aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız

Google +

E-posta ile Abone Ol

Haber Bültenlerimize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin. 3'cü şahıslara satılmaz.

Bumerang - Yazarkafe