Yazarlar

Yolcu Yolunda Gerek

Modern şehirlerde cadde kenarlarında büyükçe bir levha görürsünüz.
Üzerinde kocaman bir nokta vardır.
Siz, nerede olduğunuzu ona bakarak anlarsınız.
Oradan çıkarak gitmek istediğiniz yere kimseciklere sormadan ulaşırsınız.

Şehirciliği aklıyla ve ruhuyla yönetenlerin modernize ettiği şehirlerde “Abi sağa dön, karşına gelecek camiye sırtını ver. 200 metre sonra karşına sarı bir bina çıkacak, o binadan içeri girdiğinde göreceksin” gibi bir yol tarifi şekli yoktur.

İnsan yaşamı da şehirler gibidir.
Gideceğiniz yolu bilmek ve bilerek yolculuğa devam etmek insana muhteşem bir güven verir. Hakikat; birinin bilip diğerlerine anlattığı bir bilgi değildir. Hakikat; bir yol haritası gibidir. O yolu bilen biri size bu haritayı anlatabilir ancak yolu siz yürümek zorundasınızdır. Bilgi insanları yönetmek için daha doğrusu gütmek için ortaya çıkarılmış bir senaryonun ürünü değildir. Aslında konu çok basittir. Hakikat bilgisi,  sizin yaşamın neresinde olduğunuzu ve bilinç seviyenizi gösterir.  Sizin konumuzu işaretler ve size gideceğiniz yolun en doğru koordinatlarını verir.

Tarikat ve cemaatlerdeki gibi yolu nasıl yürüyeceğinize karışmaz. Düşünce boyutunuza, yaşam şeklinize ve siyasi görüşünüze tek bir müdahalesi olmadığı gibi aksine bunların tamamen sizin kontrolünüzde olmasını ister. İnsanın hayat yolculuğunda nerede olduğunu görmesi çok ağır bir yüzleşmedir. Kitaplar okuya okuya, sohbetler ede ede neredeyse her şeyi bildiğinizi zannettiğiniz, egonun tavan yaptığı günlerden aslında insanlık yolculuğuna daha “İ” harfiyle bile başlamadığınızı görmek acıdır. Ancak bunu kabullenmek müthiş bir özgüven kazandırır insana.

Lağımların aktığı karanlık bir dehlizdesinizdir ancak varacağınız son nokta okyanustur. Eğer lağımların pis kokusundan şikâyet etmekten vazgeçip, var gücünüzle bu dehlizden çıkmaya kendinizi adarsanız varış noktası okyanustur. Kirlerinizden arınacak, aklanacak ve üzerinize bulaşan kokulardan eser kalmayacaktır.

Hakikat yolcuları bu yolu tek başına bitirmek zorunda olduklarını bilirler. Bilirler ki kimse yardım etmeyecek. Kimse ellerinden tutmayacak ve kimse şefaat etmeyecek. Hepimiz bilmeliyiz ki, çaresizliğimizin tek çaresi biziz. Bizim birbirimize tek yardımımız pozitif enerji taşıyan dualar ve düşüncelerdir. Hakikat yolculuğuna çıkmış birinin durup birilerine methiyeler düzecek vakti yoktur. Putlaştırmak ancak vakti bol olanların, işini ihmal edenlerin işidir.

Hakikat sürü oluşturmak için değil, kendi yolunu kendi çizen, kendi kaderini kendi kontrol eden bireyler ortaya çıkarmak için var edilmiştir.

Özgür birey; kendi kendini yönetirken, yaşadığı evrene ibadet aşkıyla değer üreten kişidir.

Doğru herkesin yüreğinde onayladığı şeydir. Buna saygı duymak düşer bize. Ancak doğrunun evrensel olması ibadet aşkının Salih amel boyutuna çıkması ile mümkün olacaktır. İşte bunu, yaşamını okyanusun tertemiz berrak suyunda bitirmeyi gözüne kestirmiş özgür ruhlar başaracaktır.

Mehmet Tekeci
Yazar

Yazımızı beğendiyseniz paylaşım butonlarını kullanarak sosyal medyada paylaşıp daha fazla kişiye ulaştırmanızı rica ederiz. Bizi Twitter üzerinden @kanguruhaber hesabından, Instagram üzerinden @kanguruhaber hesabından da takip edebilirsiniz.

Yorum yapmak, eklemek ya da düzeltmek için aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız

Sponsorlu

Google +

E-posta ile Abone Ol

Haber Bültenlerimize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin. 3'cü şahıslara satılmaz.

Sponsorlu

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe