Yazarlar

Lambadan Cin Çıkmayacak

Bu zamana kadar istediğim birçok şey olmadı.
Olanlar için ödenen bedeli gördüğümde olmamasına sevindiğim isteklerim olmuştur.
Kelime yığınlarından oluşan istek yağmuruna DUA demişiz.
Emek sarf etmeden, alınteri dökmeden seccadenin başına oturup elinde tesbih bilmem kaç bin defa tekrar ettiğin çoğu da senin için ve senin olmasını istediğin istek yağmurları için Tanrı’ya seslenmekte yetmemiş.
Sanırım bizi duymayacağına inandığımızdan aracılar koymuşuz araya.
Türbelere koşmuşuz. Yatırlardan aracı olmasını istemişiz. Hatta daha da ileri giderek yatırları memnun etmek için adaklar adamış, bez parçaları bağlamış, şekerler getirmiş, tatlılar yapmışız. Şeyhlerimize, hoca efendilerimize bizim adımıza dua etmesi için ricalarda bulunmuşuz.
Bu bencilce ve sadistçe bitmek bilmeyen isteklerin ardından dua oyunları oynamış ve oynadığımız oyunların gerçek olduğu hayaline kapılıp, istediğimiz isteklerin gerçekleşmesini beklemişiz.
Üretmeden kavuşmak.
Alınteri dökmeden sahip olmak.
Tanrıyı bu sahtekârca davranışımızın sponsoru gibi görmek.
Lambadan çıkacak Cin muamelesi yapmak.
Ne kadar acı değil mi?

Oysa bir müteşebbis bir fabrika kuracağı zaman ne kadar çok şeyle uğraşıyor.

Önce fabrikanın arsasını satın alıyor. Belediyeden ve gerekli kuruluşlardan oraya fabrikayı yapabilmek için izin alıyor. Bunun için dünya kadar para yatırıyor. Sonra bir inşaat firmasıyla anlaşıyor. O arsanın üzerine milyonlarca lira harcayarak fabrikasını yapıyor. Fabrikada üretim yapabilmek için makineler satın alıyor. Fabrikayı açabilmek için devletin bir sürü birimine binlerce lira harç ve vergi yatırıyor. Sonra o fabrikada üretim yapacak kalifiye elemanlar, onları organize edecek yöneticiler buluyor. Bunların sigortalarını yatırıyor, maaşlarını ödüyor. Bu çarkı kurana kadar milyonlarca lira parayı toprağa gömüyor. Ürettiğini satabileceği pazarlar buluyor ve onları pazarlıyor ve oralardan kazandığı para ile çarkını döndürmeye çalışıyor.

Biz ise dua adını verdiğimiz bencilce isteklerimiz için 444’lü hatları arar gibi 4444 defa salâvat, 1000 defa Kelime-i Tevhid, bilmem kaç defa tekbir getirerek Tanrıyı kandıracağımızı zannediyoruz. Bu beyhude uğraş ve sahtekârca davranış, aslında ruhumuzda onulmaz yaralar açıyor. Bizi biz olmaktan uzaklaştırıyor. Her isteğimizi karşılamaya amade hizmetçi gibi gördüğümüz ve kendi yarattığımız bir Tanrı inancı oluşturuyor. Bu inancın sabah işe giderken tapmak için elinde yoğurduğu hamuru öğleyin acıktığında yiyen putperest anlayıştan hiçbir farkı kalmıyor.

Dua; en basit haliyle elden gelenin yapılıp, elden gelmeyen ya da görülemeyenleri Tanrı’ya bırakmaktır. Dua içinde eylem, tefekkür ve tevekkül barındırır. Dua ile ilgili yüzlerce kitap okumuşumdur, söz dinlemişimdir. Ancak duayı “Elhamdülillah Hayvanım” kitabındaki şu anlatım kadar beynime işleyen bir söz olmamıştır.

“Uçmanın duası kanat çırpmaktır”

İstemek aslında Tanrı’dan dahi olsa ağır bir şeydir. O yüzden verildiğinde ödenmesi gereken bedelleri vardır ya da bedeli ödedikten sonra sana teslim edilir. En güzeli istemekten uzak durmaktır. En güzeli kâinatı yaratana teslim olmaktır. Her şeyi eksiksiz ve noksansız olanın seni de eksiksiz ve noksansız yaşatacağına iman etmektir. Sonbahar geldiğinde dökülen çiçeklerin ve yaprakların, ilkbahar geldiğinde tekrar açacağına emin olmak kadar teslim olmaktır. Ağacın yapraklarının ilkbaharda açacağından emin olup, teslim olması gibi insanında yaratıcısına aynı teslimiyet ile teslim olmasıdır.

Belki de dua, bu teslimiyet içinde başı dik ve onurlu bir yaşam sürmek için emek vermek, çaba göstermektir. Her saniyesi ibadet aşkıyla yaşanan bir dua. İsteklerimizden teslimiyete geçeceğimiz insanca yaşamlar dilerim.

Mehmet Tekeci
Yazar

Yazımızı beğendiyseniz paylaşım butonlarını kullanarak sosyal medyada paylaşıp daha fazla kişiye ulaştırmanızı rica ederiz. Bizi Twitter üzerinden @kanguruhaber hesabından, Instagram üzerinden @kanguruhaber hesabından da takip edebilirsiniz.

Yorum yapmak, eklemek ya da düzeltmek için aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız

Sponsorlu

Google +

E-posta ile Abone Ol

Haber Bültenlerimize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin. 3'cü şahıslara satılmaz.

Sponsorlu

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe