Röportaj

Göbeğinizi Eritmek İstiyorsanız “TARTILMAYIN”

Nisan ayında Hayy Kitap / Hayat Güzeldir kategorisinden “Göbeğimi Nasıl Eritirim?” isimli kitabı çıkan Dr. Fevzi Özgönül ile çok samimi bir röportaj gerçekleştirdik.

Dr. Fevzi Özgönül, diyet mantığını bir kenara bırakarak, bedenimizin isteklerini ve ihtiyaçlarını yerine getirdiğimizde, kilo derdinden, aşırı iştah probleminden, tatlı krizlerinden, abur cubur yeme alışkanlıklarından kolaylıkla ve aç kalmadan nasıl kurtulabileceğimizi bu “Göbeğimi Nasıl Eritirim?” isimli kitabında anlatıyor.

Röportajı Kanguru Haber adına editörümüz Bülent Vural gerçekleştirdi.

Bülent Vural : Hocam, bugüne kadar yazılan kitaplar “Zayıflama” odaklı oluyordu. Lakin siz “Göbeğimi nasıl eritirim?” sorusu ile  tamamen hedefe yönelik bir kitap yazmışsınız. “Göbeğimi nasıl eritirim?”’in arkasındaki hikaye nedir?

Dr. Fevzi Özgönül : Göbeğimi, kalçamı ve basenimi nasıl eritirim sorusu her gün defalarca duyduğum ve bıkmadan usanmadan nasıl çözülebileceğini açıklamaya çalıştığım bir soru. İlk kitabım Beden Aklıyla Zayıfla, hedefe odaklı değildi. Okuyuculardan binlerce teşekkür almama rağmen halen bir eksik olduğuna inandım. Bu soruyu soran hastalarıma anlattığım gibi kişilerin aklında olan tüm sorulara cevap veren, onlara yol gösteren, hedefe ve başarıya odaklı bir kitap yazmaya karar verdim. Umarım okuyan herkes yararlanır ve aç kalmadan hatta daha çok besleyici yemekleri yiyerek, küçülür, sıkılaşır, gençleşir, sağlığını geri kazanır ve şüphesiz ki göbek, kalça ve basende birikmiş yağlardan kurtulur.

Bülent Vural : Diyet, Zayıflama üzerine kitaplarda kibrit kutularıyla başlayan uyum sağlaması zor olduğu gibi (kişiden kişiye değişebilir) bir disiplin söz konusu oluyor. “Göbeğimi Nasıl Eritirim?” kitabınızda ise çok rahat uyum sağlayabileceğiniz 50 kural var. Bu 50 kural nasıl oluştu?

Dr. Fevzi Özgönül : Bir deli kuyuya taş atmış bin akıllı çıkaramamış diye bir laf vardır. Kilo problemi de aslında aynı buna benzer. Bedenimiz, gevşeyen bağ dokusunu desteklemek için masum bir şekilde beyaz yağ dokusu oluşturur. Sonradan bu beyaz yağ dokusu o kadar çok probleme yol açar ki bin akıllı doktor dahi bunu çözemez.  Aslında çözüm, bağ dokusunun neden gevşediğinde saklı.

32 yıllık hekimlik hayatımın, 20 yılını insanları kilo probleminden kurtarmaya çalışarak geçirdim. İlk 4 yıl bir zayıflama merkezinde diyet uygulanan hastalar ile ilgilenerek geçirdim. Bu benim için kaybedilmiş bir 4 yıl olmasına rağmen, diyetin ne derece hatalı bir uygulama olduğunu anlamamı sağladığı için mutluyum. Son 14 yıl kilo problemi yaşayan kişilerin ,bağ dokularını güçlendirmek ve sindirim sistemlerini düzeltmek için yemek yemeye ikna ederek geçti. Bu benim için pırlanta gibi değerli yıllardı.

Hastalarımı tedavi ederken herhangi bir liste kullanmadım. Açık büfe önünde doğru karar verebilmelerini sağladım. Hastalarımı tedavi ederken bir anlatım tarzı geliştirdim. Türk insanının anlayabileceği örneklemeleri geliştirdim. Bunda başarılı olduğuma inandığım için bu anlatım dili ile hedefe yönelik bir kitap yazmaya karar verdim ve ne çok ne de az kural koyarak bu kitabı bitirdim.

Bülent Vural :  Tatlı yiyecekseniz saat 22:00 ‘den sonra yiyin diyorsunuz. Bize bunu açıklar mısınız?

Dr. Fevzi Özgönül : Kitabımda çok geniş olarak sindirim sistemini tembelleştiren gıdalardan bahsettim. Eğer yiyecek seçerken rafine un ve rafine şeker içeren yiyecekleri seçersek,  sindirim sisteminin bu yiyecekleri sindirmek için uğraşmasına gerek kalmaz, sadece eritmesi yeterlidir. Bunu çalışanlara verilen ikramiye gibi düşünün. Eğer siz bir çalışanınıza sürekli çalışmadan para verirseniz onun verimini düşürür hatta onu tembelleştirirsiniz. Halbuki maaşın yanında bir ikramiye teşviktir. Bir söz de vardır ustaya peşin para verirseniz sizin işinizi yapmaz. Tam bu nedenle ben de hastalarıma eğer günün birinde ağız tadı için bir tatlı yiyecekseniz veya yaz aylarında herkes gibi arada bir sütten yapılmış gerçek dondurmayı yiyecekseniz bunu gündüz yapmayın. Gündüz kahvaltı ve öğlen yemeği yiyin. Vücudun çok enerji ihtiyacı olduğu dönemde onu çalıştırın ve ihtiyacı olan enerjiyi yiyeceklerden elde etmesini sağlayın. Enerjiye ihtiyaç duymadığı gece saat 22 den sonra dondurmanızı yiyin diyorum. Böylece , hem az yemiş olursunuz ve daha çok zevk alırsınız, hem de sindirim sistemini tembelleştirmemiş olursunuz.  Yazın dondurmacıların önünde kuyruklar tam söylediğim saatte daha çok olur ve dondurma yiyenlere baktığınızda çok kilolu kişi göremezsiniz. Çünkü kilolular gündüz dondurma yemiş gece kebapçıya gitmiştir.

Dr. Fevzi Özgönül
Dr. Fevzi Özgönül

Bülent Vural : Bana çok ilginç gelen bir kuralınız var. Yatmadan önce zıplamak… Hocam neden yatmadan önce zıplamamız gereklidir?

Dr. Fevzi Özgönül : Bedenimiz kendisini hep sıkı ve fit tutmaya çalışır. Tam bu nedenle hem kondisyonlarını arttırmak, hem de  yumruk yediğinde kolaylıkla düşmemek için boksörler ip atlarlar. Zıplama hareketi de eğer gevşemiş bir bağ dokunuz varsa  bedeninizi rahatsız eder. Gece yapılanma öncesi tam uyumadan zıpladığınızda veya ayaklarınız yerden yükselmeden silkelenme hareketi yaptığınızda bedeninize hedef gösterirsiniz ve gece yapılanma döneminde bağ dokunuzu sıkılaştırmaya çalışır. Buna balans diyoruz. Bedeninizin balans yapmasını ve sizi sıkılaştırmanızı istiyorsanız gece silkelenin veya zıplayın, sıkılaşın.

Bülent Vural : Hocam sofrada bir kuralı daha bozuyorsunuz. Genellikle yemeğe bir kase çorba ile başlanır.  Siz yemekten sonra çorba tüketiniz diyorsunuz. Bu konuya açıklık getirir misiniz?

Dr. Fevzi Özgönül : Göbeğinizden kurtulmak istiyorsanız Aynı büyüyen bir bebek gibi özellikle öğlen öğününde iyice doymanız ve yediğiniz yemekleri çok iyi sindirmeniz gerekir. Yemek pişirirken tencereye önce taneli olan malzemeyi koyarsınız ve sonra yavaş yavaş su ekler ve taneleri eritirsiniz. Tam tersini yaparsanız taneler tam olarak erimez, topaklanır. Yemek yerken de aynı şekilde düşünün, önce taneli olan katı yemekleri yiyin, sonra çorbayı içerseniz hem daha iyi doyarsınız hem de sindirim sisteminiz daha iyi sindirir. Yemek sonrası şişme gibi bir rahatsızlığınız olmaz. Bir kez deneyin vazgeçemezsiniz.

Bülent Vural :  Hocam son olarak hastalarınıza ve okurlarınıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Dr. Fevzi Özgönül : Kitapta bazı tekrarlar olabilir. Fakat bunun da bir hikayesi var. Babam Prof Dr. Hamit Özgönül 1978 yılına kadar Ege Üniversitesinde, sonrasında 1978- 1996 yıllarında 9 Eylül üniversitesinde Fizyoloji Profesörüydü. Bu yıllarda okuyan Tıp fakültesi öğrencileri çok iyi hatırlar. Babam ders sırasında iki kez tekrarladığım bir konu olursa kesinlikle sınavda sorarım derdi. Ben de çok önemli bulduğum ve genelde hastalarım tarafından çok önemsenmeyen fakat çok önemli olan konuları bir kaç kez tekrar ettim. Umarım okurken sıkılmazlar ve bu konulara dikkat ederler. Yeri gelmişken tekrar edeyim en önemli konu TARTILMAMAKTIR.

Bülent Vural: Bu güzel röportaj için çok teşekkür ediyoruz.

Yazımızı beğendiyseniz paylaşım butonlarını kullanarak sosyal medyada paylaşıp daha fazla kişiye ulaştırmanızı rica ederiz. Bizi Twitter üzerinden @kanguruhaber hesabından, Instagram üzerinden @kanguruhaber hesabından da takip edebilirsiniz.

Yorum yapmak, eklemek ya da düzeltmek için aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız

Sponsorlu

Google +

E-posta ile Abone Ol

Haber Bültenlerimize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin. 3'cü şahıslara satılmaz.

Sponsorlu

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe