Yazarlar

Çekim Yasası Nedir Ve Nasıl Çalışır ?

Ortalıkta çekim yasası diye bir şey dolanıyor… Ne düşünürsen onu yaşarsın. En çok korktuğun şey başına gelir. Nasıl yaşıyorsan , ne hissediyorsan sen O’sun.. Bolca duymuşsunuzdur mutlaka.

Peki ya gerçek nedir ? Böyle bir şey var mıdır?

Evet! Tüm bunlar gerçektir. Her zaman , hayatımızda en çok korktuğumuz şey başımıza gelir…

Ya da bir şeyin gerçekten olmasını seçersek (yani en içten duygularımızla olmasını kalpten istersek) gerçekleşir. Bazı zamanlar da bunların nasıl gerçekleştiğini anlamayız bile.
Hayatımız da var olan her şeyi (iyi-kötü) yaratan bizleriz. Bir çoğumuz bunları bilinçli olarak yapar , bir çoğumuz da farkında olmadan isten dışı yapar.

Evren de müthiş bir sistem işlemektedir. Bizler düşüncelerimiz ile yaratma gücüne sahip sonsuz varlıklarız. Bu satırları okurken bir kısmınız “Hadi canım sende!… Sen ne saçmalıyorsun… “ diyebilirsiniz… Ancak kabul etseniz de ,etmeseniz de bu böyledir.

Hatta bunun ile ilgili kitaplar ve filmler de vardır. Aklıma gelen ilk örnek The Secret ( Sır ) filmidir. Kitabı da mevcuttur. Eğer filmini seyretmeyeniniz var ise Türkçe alt yazılı olarak mevcut. Seyretmenizi ve orada anlatılanları bizzat denemenizi öneririm.

Hayatımızda var olan her şeyi düşüncelerimiz ile yaratırız dedim ya… İşte ben bunun en canlı örneğiyim. En basiti geçen gün şöyle bir olay yaşadım. Bir havayolu şirketinden İzmir’den İstanbul’a seyahat etmek için bilet satın aldım. Fakat alırken şirkete karşı şöyle bir bakış açım vardı. Bu havayolu en çok rötar yapan şirket. Ve umarım bu bana denk gelmez.

O akşam İzmir’de sağanak yağmur vardı. Yolda havalimanına giderken ailem bana şöyle söyledi : “Kızım ,burada sağanak var. İstanbul’da da çok yağmur var. Bu akşam işin çok zor. Kim bilir kaçta gideceksin. Allah yardımcın olsun..” Uçağın kalkış saati 22:00 idi. Check-in yaptırdım. İçeri bekleme salona geçtim. Baktım 1 saat rötar gözüküyor. Beklemeye başladım. İstanbul’da beni karşılayacak olan dayıma telefon açtım. “Uçak 1 saat rötar yapacakmış.” dedim. “Olsun kızım ,gece saat 02:00 de olsa gelip alacağım “ dedi.

Saat 23.00 de uçağa aldılar. Uçak hareket için piste girdiğinde saat 24.00 idi. Havalandıktan bir süre sonra kaptan konuşmaya başladı .”Değerli misafirler Atatürk Havalimanındaki yoğunluktan dolayı Biga üzerinde bekleme yapmamız istendi .Tahmini iniş saatimiz 01:30 ‘dur.” Dedi.

Ve gerçekten de 1.30 da indik. Valizleri alıp ,dayımın aracına bindiğimde saat 02:00 idi…

Evet…Şaka gibi değil mi ?

Saat 22:00 de başlaması gereken 45 dakikalık yolculuğun benim ilginç bakış açımla , ailemin ve dayımın da ilginç bakış açıları ile son bulduğunda saat gece 02:00 idi..

Ve aslında tüm bu yaşananları benim ve ailemin bakış açıları yarattı.

Haydi şimdi çekim yasası var mı yok mu siz söyleyin…. Burada anlatılanların tamamı ilginç bir bakış açısından ibarettir…

Deniz Ebru Turan
turanebru73@gmail.com

Yazımızı beğendiyseniz paylaşım butonlarını kullanarak sosyal  medyada  paylaşıp daha fazla kişiye ulaştırmanızı rica ederiz. Bizi  Twitter  üzerinden @kanguruhaber hesabından, Instagram üzerinden  @kanguruhaber hesabından da takip edebilirsiniz.

Yorum yapmak, eklemek ya da düzeltmek için aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız

Sponsorlu

Google +

E-posta ile Abone Ol

Haber Bültenlerimize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin. 3'cü şahıslara satılmaz.

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe

Sponsorlu