Yazarlar

Yargılamanın Değeri Nedir ?

Biz insanlar birbirimizi yargılamayı ne kadar çok seviyoruz.

Bak sana şuna; neler yapmış neler… Ayyyy, şu giydikleri de üzerine hiç yakışmamış… Biliyormusun? Geçen gün bunu X kişi ile şurada gezerken görmüşler… Bana da Ayşe anlattı. Bu Fatma var ya bu Fatma, hiç de az değilmiş. Senin hakkında neler anlatmış neler…

Bunlar aslında güncel hayatta her daim karşımıza çıkan basit örnekler.

Bir de oldukça acımasızca kendimizi yargıladığımız o anlar var… Yaaaa, uffff…. Ben bunu O’na neden diyemedim ki… Keşke şöyle davransaydım, her şey çok daha farklı olabilirdi… Bu gün de amma saçmasapan giyinmişim. Keşke başka bir şey giyseymişim. Sırtmışım resmen…

Gibi basit örnekler verebiliriz.

Peki ya, aslında kendimize yaptığımız en acımazca davranışın kendimizi yargılamak olduğunu bilseydik… Bunu bir daha yapar mıydık? Bence yapmazdık.

Hani eskiler derler ya; yargıladığın şey başına gelmeden ölmeyeceksin… Bu aslında öyle bir şey. Yargıladığımız davranışı farkında olmadan kendi üzerimize çekiyoruz. Ve o an olmasa bile; 3 sene sonra da olsa, 5 sene sonra da olsa, mutlaka bizde yaşıyoruz… İlahi adalet işte…

O yüzden insanlar? yargılamadan vazgeçmeliyiz. Bizi kimin kiminle ne yaptığı, nerede gezdi?i, kiminle arkadaşlık yaptığı, ne yediği, içtiği gibi bir çok detay aslında bizi ilgilendirmiyor. Va hatta ilgilendirmemesi de gerekiyor. Biz neden sürekli bunları takip ediyoruz. Aslında boşluktan ve yapacak daha iyi bir işimizin olmamasından dolayı…  Herkes kendinden sorumludur arkadaşlar. Boşuna dememişler; her koyun kendi bacağından asılır diye…

İşte bu sebepten dolayı yaşadığımız herşeyden biz sorumluyuz… iyiden de kötüden de… Aslında cennet de, cehennem de bu dünyada… Biz bakış açılarımız ve yaklaşımlarımız ile bunları yaratıyoruz.

İyi şeyler yaparsak ve düşünürsek bizim cennetimiz oluyor. Ama her nerede kötülük düşünürsek de bizim cehennemimiz oluyor. Kısaca herkes ektiğini biçiyor , kalbinin ekmeğini yiyor aslında…
Sen birisi hakkında iyilik düşünürsen, o sana iyilik olarak geri dönüyor. Ancak kötülüğünü ve fesatlığını düşünürsen, buda ayn? şekilde dönüyor…

O yüzden ; tüm insanlara ve olaylara karşı tüm bariyerlerimizi indirip; yargızsız alandan işlemeye başlasaydık bu hayatımızda ne gibi değişimler yaratırdı… Haydi! Bir denemeye var mısınız?

Yarın sabah uyandığınız andan itibaren sadece 5 gün boyunca denemenizi rica ediyorum sizden. Hiç kimseyi yargılamadan koşulsuz saf sevgi ile alıp kabul edebilmek..

Aslknda karşımıza çıkan herkes bizim bir parçamız. Ve bizlere aynalık görevi yapıyor. Sevdiklerinde, kızdıklarında, sinir olduklarında, nefret ettiklerinde senin bir parçan. Ve sen o kişinin sana aynalık yaptığını alıp kabul etsen, o parçanı da sevgiyle kucaklasan… Bu neye benzerdi…

İlk bir kaç gün zorlanacağınız? düşünüyorum… Ama sonra yavaş yavaş alışacaksınız. Çünkü dünyada herşeyin özü koşulsuz saf sevgidir.

Eğer bu oyundan memnun kalırsanız bunu hayatınıza adapte edebilirsiniz… Ve yaşam felsefeniz haline getirebilirsiniz.

Deneyin ve bana mutlaka geri bildirim yapın olur mu?

Hepinizi tek tek ve birlikte seviyorum…

Deniz Ebru Turan
turanebru73@gmail.com

Yazımızı beğendiyseniz paylaşım butonlarını kullanarak sosyal  medyada  paylaşıp daha fazla kişiye ulaştırmanızı rica ederiz. Bizi  Twitter  üzerinden @kanguruhaber hesabından, Instagram üzerinden  @kanguruhaber hesabından da takip edebilirsiniz.

Yorum yapmak, eklemek ya da düzeltmek için aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız

Google +

E-posta ile Abone Ol

Haber Bültenlerimize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin. 3'cü şahıslara satılmaz.

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe