Yazarlar

Tanrı Bazen ‘Hayır’ Der

Oyuncak bebeğinin, parçalara ayrılmasına çok üzülen küçük kız, ağlarken abisine, “Tanrıya bebeği eski haline getirmesi için dua edeceğim,” demiş.

Abisi, biraz alaycı bir eda ile “Tanrının senin duana cevap vereceğini mi sanıyorsun?”

Küçük kız, kendinden emin bir şekilde, “Tanrı cevap verecek, görürsün!”

Birkaç saat sonra, abi, kız kardeşinin bebeğini, yine parçanmış vaziyette görünce, “Galiba Tanrı sana cevap vermedi.”

Küçük kız, “Evet cevap verdi.” Parçalara ayrılmış bebeğini gösterdi ve “Bana hayır, dedi” demiş.

Başı sıkışan, Tanrıdan bir şey isteyebilir. Tanrıdan bir şey istemek olağan olsa da, istenilen şeyin mutlaka olmasını talep etmek, olağan değildir. Kul dua edip, Tanrı’ya bırakmalı ve ‘Onun yaptığında hayır vardır,’ demelidir. Çünkü insan bazen, kendisi için neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilemez.

‘Ben iyiyi kötüyü bilirim,’ diyenler, hiç de az değildir. İşte bu ‘Ben bilirim,’ diyenler, tanrıdan bir şey istemezler, talep ederler.

‘Ben bilirim,’ diyenler, günlük hayatta çıkarlarını bilebilirler, yaptıkları işin inceliklerini bilebilirler, kendilerince gerekli bulduğu konuları bilebilirler, belki bugünden yarına iyiyi kötüyü ayırt edebilirler ama bütünün hayrına olanı bildiklerinden emin değilim.

Varoluşun iki buçuk milyar yıllık olduğu kabul ediliyor. İnsan, çok olsun yüz yıl ömür sürüyor. Doğduğunda ilk iş, kolayca yönetmek amacıyla, bir kalıba sokulan bebek, adeta robot haline getiriliyor. İçinden geldiği gibi değil de, kendinden beklenen gibi davranması için eğitildiğini, fark etmek, her insana nasip olmuyor.

İnsanlar en çok, robot gibi olduğu dönemde ‘Ben bilirim,’ diyor. Biliyorum dedikleri de, kendisine öğretilmiş müstamel bilgiler. Robotlaştırıldığını bazen seziyor ama gerçeği görmekten korktuğu için, hemen kendisini kandırıp, mevcut halini onurlandırmaya yöneliyor.

Kendisinin bir kalıba sokulmuş olduğunu fark eden insan enderdir. Bu insanlar, bildiklerinin, müstamel bilgiler olduğunu anladıklarında, ‘Ben hiçbir şey bilmiyormuşum,’ diyorlar. İşte o zaman, kendini bir kalıpta tutan bilgileri terk edip, varoluşu anlamaya başlıyorlar. Anlayabilenler, hikayedeki küçük kız gibi, saf ve masum hale geliyor ve tanrıdan bir şey istiyor ama talep etmiyorlar.

Hüseyin Güdücü
drguducu@hotmail.com

Yazımızı beğendiyseniz paylaşım butonlarını kullanarak sosyal  medyada  paylaşıp daha fazla kişiye ulaştırmanızı rica ederiz. Bizi  Twitter  üzerinden @kanguruhaber hesabından, Instagram üzerinden  @kanguruhaber hesabından da takip edebilirsiniz.

Yorum yapmak, eklemek ya da düzeltmek için aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız

Google +

E-posta ile Abone Ol

Haber Bültenlerimize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin. 3'cü şahıslara satılmaz.

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe