Yazarlar

İltifatı Kim Sevmez Ki!

İki ihtiyar adam, yolda karşılaşırlar. Ali bey, “Arkadaşım seni iki aydır göremiyorum, nerelerdeydin?” diye sormuş. “Hapisteydim,” diye cevap vermiş, Mustafa Bey. Arkadaşının hapse girmiş olmasına çok şaşıran Ali Bey, “Hapiste mi?” demiş, hayretle, “Hayrola! Ne oldu da hapse girdin?” diye devam etmiş.

Mustafa Bey, “Hayır ya, iki ay önce, tam burada duruyordum. Genç ve güzel bir kız, bir polisle birlikte yanıma geldi. Genç kız, polise, ‘Evet polis bey, bana saldıran bu adamdı. Tecavüz etmeye kalktı, elinden zor kurtuldum,’ dedi. Polis, ‘Bu genç kızın söyledikleri doğru mu?’ diye sorunca, ne yalan söyleyeyim, gururum okşandı. Ben de evet o bendim, dedim. Beni karakola götürdüler, sonra içeri attılar. Tabii işin aslı öğrenilince beni bıraktılar,” demiş.

İhtiyar, ‘cinsel gücü yerinde,’ yakıştırmasından hoşlandığı için, sesini çıkarmayınca, iki ayını içerde geçirmiş.

Sizce buna değer mi?

Bence buna değer bulanlar sanıldığı kadar az değildir. Altı üstü basit bir iltifat için büyük bir bedel ödeyenleri, iltifata muhtaç olmayanlar anlayamazlar.

Toplumun beğendiği bir çocuk yetiştirmeye çalışan ailelerin katı prensipleri olur. Bu katı prensiplerle çocuk, toplumun beğeneceği bir kalıba sokulur. İşin kötüsü, çocuk, girdiği kalıp ile öylesine özdeşleşmiştir ki, kendini kalıptan ibaret sanır. Kalıbın altında bir insanın bulunduğunu dahi unutmuştur. Atacağı her adımı, kalıbına uygun, yani ‘El ne der?’ hesabıyla atmanın gayretindedir.

İçinden gelen talepleri, ‘El ne der,’ kaygısı ile bastırır. Bastırdığı taleplerin sıkıntısı bir yandan, kalıbına uygun davranmanın sıkıntısı bir yandan, kişi mutsuz ve gergindir. Kendine öğretilen gibi davranmasına rağmen, neden mutsuz olduğunu anlayamaz. Bir damla mutluluğa muhtaçtır. Böyle birine,  ‘Maşallah, tam sizden beklenen gibi davranıyorsunuz’ denirse, kendini doğru yolda hissedip, içinde birazcık sevinç olur. Böyle bir insan için, iltifat, bedbaht hayatının belki de tek sevinç kaynağıdır. Onun için, iltifat paha biçilmezdir. Kendisine böylesine bir sevinç yaratan şey için ödediği bedel, gözüne çok ufak görünür. Bu insan iltifatı sevmez mi hiç!

Kalıbına uygun yaşmaktan başka bir yol bulayanlar, küçük bir sevinç yaşamak için iltifata muhtaç olarak yaşayacaklardır. İnsani olmayan, köhne toplum kurallarına, kendini feda etmeyenler, içinden geldiği gibi yaşamanın bir yolunu bularak, keyifli bir hayat yaşayacağından, iltifatı zavallı bulacaktır.

Hüseyin Güdücü
drguducu@hotmail.com

Yazımızı beğendiyseniz paylaşım butonlarını kullanarak sosyal medyada paylaşıp daha fazla kişiye ulaştırmanızı rica ederiz. Bizi Twitter üzerinden @kanguruhaber hesabından, Instagram üzerinden @kanguruhaber hesabından da takip edebilirsiniz.

Yorum yapmak, eklemek ya da düzeltmek için aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız

Sponsorlu

Google +

E-posta ile Abone Ol

Haber Bültenlerimize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin. 3'cü şahıslara satılmaz.

Sponsorlu

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe