Röportaj

“Allah’ı Arayan İmam” Mehmet Tekeci

“Allah’ı Arayan İmam” isimli kitap raflarda yerini aldıktan sonra yok satmaya başladı. Kanguru Haber olarak okurlarımızın “Allah’ı Arayan İmam” kitabının yazarı Mehmet Tekeci‘ yi  daha yakından tanımasını istediğimiz için kendisi ile bir röportaj gerçekleştirdik. Keyifle okuyacağınız bir röportaj oldu. Kanguru Haber adına Röportajı editörümüz Bülent Vural gerçekleştirdi.

Kanguru Haber : Kendinizi tanıtır mısınız?

Mehmet Tekeci: 18.09.1965 yılında Kastamonu’da doğdum. 1984 yılında Kastamonu İmam Hatip Lisesini bitirdim. 1985 yılında din görevlisi olarak başladığım memuriyet hayatımı 29 yıl çalıştıktan sonra 2013 yılında bitirerek emekli oldum. Görev yaparken Anadolu üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Sosyal bilimler bölümünü dışarıdan okuyarak bitirdim. Üç yıl edebiyat ağırlıklı kendi hazırlayıp sunduğum radyo programcılığı yaptım. Anadolu’nun çeşitli mahalli gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. İnternetin çıkması ile birlikte arkadaşlarımla konusu edebiyat olan ilk e-dergilerden Seza dergi’yi çıkararak orada şiir analizleri ve kitap eleştirmenliği yaptım. Yine üç yıl görevim esnasında Diyanet İşleri Başkanlığı personeline hizmet veren bir sendikada Teşkilatlardan sorumlu başkan yardımcılığı görevinde bulundum. Baskısı çıktıktan bir ay sonra biten Allah’ı Arayan imam isminde bir kitabın yazarıyım. Bilgelik sanatı ismini verdiğim insanların gündelik yaşamlarını kolaylaştıracak bilgileri içeren kitabımı ise halen yazmaktayım. Evli ve bir çocuk babasıyım.

Kanguru Haber : Özellikle sosyal medyada ismini çok duyduğumuz bir kitabınızın olduğunu biliyoruz. Kitabınız hakkında bilgi verir misiniz?

Mehmet Tekeci: 2009 yılında yazmaya başladım Allah’ı Arayan İmam kitabını. 2015 yılında yayınlamaya karar verdim. Altı yaşından beri içinde olduğum ve bugün sektör diye tanımladığım dinin içinde bulunmaktayım. Özellikle 25 yaşından sonra başlayan sorgulamalarımın ve onlara kendimce bulduğum cevapları paylaştığım bir kitap Allah’ı Arayan İmam kitabı. Gelen tepkilerden çok beğenildiğini biliyorum. İlk baskısı 15-20 gün gibi kısa bir zamanda tükendi. Bundan daha önemlisi okuyanların hayatına dokunan bir kitap olması idi. Okuyanların bir şekilde telefonlarıma ulaşıp ağlayarak teşekkür ettiklerine şahit oldum. Sosyal medyadan yüzlerce teşekkür mesajı aldım. O yüzden kitap yazmaya karar vermek ve bunu yayınlama cesareti gösterdiğim için doğru bir karar aldığımı söyleyebilirim.

Kanguru Haber : Türkiye’de kitap yayınlamanın handikaplarından ve kitap yayın sürecinden bahseder misiniz? Belki kitaplarını yayınlatmak isteyen yazar adaylarımızı süreç hakkında bilgilendirmiş olursunuz?

Mehmet Tekeci: Allah’ı arayan imam kitabını yazıp yayınlamaya karar verdiğimde en çok zorlandığım bölüm yayınlatma bölümü oldu. Beş yayınevi ile görüştüm. Bu yayınevlerinden bir tanesi yayınlamak istemedi. Diğer dört’ü çok beğendiler. Bir tanesi konjektür gereği bu kitabı yayınlayıp başıma bela alamam dedi. Diğeri kitap çok hoşuna gitmesine rağmen yayınladığı eserlerden farklı olduğu için yayınlayamayacağını söyledi. Bu süreçte çok abartılı fiyat isteyenler oldu.

Kitabımızı çıkardığımız yayınevi ile her konuda anlaşmamıza rağmen ilk kitabımı çıkarmanın handikabını hep yaşadım. Kitap evi ile sayısız defa görüşmeme rağmen kitabın orijinalinde olmayan hatalar yazım programından dolayı giderilemedi. Çünkü ilk kitap olmasından dolayı gerekli özen gösterilmediği için. Kitabın kapağı çok yaratıcı bir kapak oldu ancak editöryal olarak kitaba gerekli özenin gösterilmediğini çok iyi biliyorum.

Kitabını ilk defa yayınlatacak yazarların kitaplarının yayın sürecini çok ciddi bir şekilde takip etmelerini ve eserlerine güveniyorlarsa ciddi bir yayınevinden çıkarmalarını tavsiye ederim.

Kanguru Haber : “Allah’ı Arayan İmam” kitabını yazmaya nasıl karar verdiniz ve neden yazdınız?

Mehmet Tekeci: “Allah’ı Arayan İmam” kitabını yazmaya karar vermeden çok daha öncelerden bir kitap yazma niyetim hep vardı. Yazmayı çok seven biriyim. İmam Hatip Lisesi’nde okurken Türkçe ve edebiyat derslerimize giren çok sevdiğim, efendiliğine mest olduğum Mehmet Sayan hocamın yazma aşkımın perçinlenmesine ciddi bir katkısı olmuştur. 2015 yılına geldiğimizde altı yaşında içine girdiğim ve zamanla içimde yaşadığım sorgulamalar ve yürüdüğüm yolların beni götürdüğü her kavşakta sektör haline geldiğine inandığım din sektörünün içyüzünün deşifre edilmesi gerektiğine inandım. Bu sektörün söylemlerinin arka tarafındaki bütün kapıların paraya çıktığını gördüm. Ön cephesinde kutsal referanslarla bezeli bu sektörün arka cephesinde bulunan kapıların her birinin bulunduğu alanın her metre karesi para ile döşeli. Cebinizdeki para ile ilgilenmeyen tek bir cemaat, tarikat’ın olmadığını çok iyi biliyorum.

Bu yüzden yaşadığım hayatımın neredeyse tamamını kapsayan bu alanın arka yüzünü kendi sorgulamalarım üzerinden deşifre etmeye karar verdim. “Allah’ı Arayan İmam” böyle doğdu.

Kanguru Haber : Yazmakta olduğunuz başka eserleriniz var mı?

Mehmet Tekeci: Şu an üzerinde çalıştığım içerik olarak daha zengin olduğuna inandığım okuyanların hayatlarında iz bırakacak ve hayat yolculuğunda önemli kararlar arifesinde onların karar vermelerine yardımcı olacağına inandığım “Bilgelik Sanatı” ismini verdiğim bir çalışmam var. Üzerinde büyük bir zevkle ve heyecanla çalışıyorum.

Kanguru Haber : Bilgelik sanatı ismini verdiğiniz bu eseriniz ne zaman okurları ile buluşacak?

Mehmet Tekeci: Bu konu hakkında kesin bir bilgim yok açıkçası. Önceki kitabımı beş yılda yayına hazırlamıştım. Bunun bu kadar uzun süreceğini sanmıyorum ancak içsesim oldu demeden okurların huzuruna çıkarmam. Bu benim bu zamana kadar edindiğim tecrübeler ile çıtamı görmemi sağlayacak bir eser olacak. İki yıl gibi bir zaman içinde hazır olacağını sanıyorum. Şu anda her şey çok yolunda gidiyor.

Kanguru Haber : Yazdığınız kitaplarda neyi çok önemsiyorsunuz. Olmazsa olmazlarınız nelerdir?

Mehmet Tekeci: Yazdığım kitaplarda en çok önemsediğim konu okurlarıma bir şey öğretmek gibi bir amaç taşımıyorum. Çünkü herkes hayat yolunda yürüse bile farklı kulvarlarda hayatlarını devam ettiriyorlar. Benim sorularıma bulduğum cevaplar benim cevaplarım. Sorular aynı gibi görünse de cevaplar herkese göre farklı ve değişken. O yüzden kitaplarımda kendimden kendime sesleniyorum. Okurlarıma aynı yolda yürüyoruz, kendinizi yalnız hissetmeyin. Hayatın önünüze çıkardığı ya da sizin farkında olmadığınızda dolayı önünüze koyduğunuz sorunları herkes yaşıyor. Böyle bir durumun içinde iseniz yapmanız gereken bu durumun içinde bulmanız gereken sorudur. Bu soruya cevap verdiğinizde o durum kendiliğinden hayatınızdan çıkacaktır. Hep bunu vurgulamaya çalışıyorum.

Kanguru Haber : Siz kendiniz ne tür kitaplar okursunuz?

Mehmet Tekeci: Ben altı yaşından beri kitap okurum. Bir kitaba başladığım zaman onu bitirmeden elimden bırakmak gelmez. İçinde bulunduğum öğreti gereği çocukluğumdan başlayarak ikibinli yıllara gelene kadar hep dini içerikli kitaplar okudum. Kütüb-ü Sitte denilen altı hadis kitabını, birkaç tefsir, birkaç ilmihal, fıkıh kitaplarını satır satır okudum. İyi ki okumuşum. Onları okuduktan sonra içimdeki sorular ve sorgulamalar çoğaldı. Hiç birinde beynimdeki sorulara cevap bulamadım. İkibin’li yıllara geldiğimizde kişisel gelişim kitapları ile yolum kesişti. Beyin ve beynin kapasiteleri ile ilgili çok kitap okudum. Reiki, reconnation gibi enerji ile ilgili çalışmalarım oldu. Bu benim bakış açımı değiştirdi. Kendime yönelmeme sebep oldu. Kendimi tanımama daha çok yardımı oldu.

Kanguru Haber : “Allah’ı Arayan İmam” kitabı bu süreçten sonra mı doğdu?

Mehmet Tekeci:  Bu süreçten sonra yazmaya karar verdim diyebilirim. İnsanın sezgileri vardır. Bu çok önemlidir. Sezgilerinizin sesini dinlediğinizde hep güzel şeyler ortaya çıkıyor. Bende bu süreçte sezgilerimin sesini dinledim diyebilirim. Yazmaya karar vermem, yazma aşaması ve yayınlanmasına karar verdiğim süreçler hep sezgilerimin yönlendirmesi ile gelişmiştir. Allah’ı arayan imam kitabımı yazdığım için gerçekten çok mutluyum.

Kanguru Haber : “Allah’ı Arayan İmam” kitabı yayınlandıktan sonra aldığınız tepkileri anlatabilir misiniz?

Mehmet Tekeci: Allah’ı arayan imam kitabını yayınladıktan sonra iş benden çıkmıştı. Seçtiğim yayınevi umduğum gibi çalışma yapmasa da özellikle sosyal medyadaki arkadaşların ciddi geri dönüşleri ile kısa sürede kitabımız Türkiye’nin her köşesine yayıldı.  Hiç unutmam bir gün çalışıyorum bir telefon geldi. Akdeniz bölgesinde yaşayan bir okuyucumdan. Size teşekkür etmek için arıyorum ve şu an ağlıyorum. Kendimi gördüğüm, iliklerime adar yaşadığım bir kitap okuyorum şu an. Size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum diyordu.

Bir başkası ise çok enteresandı. “Allah ile arama duvar örmüştüm. Kitabınızı okuduktan sonra bu duvarı kaldırmaya karar verdim” dedi. Bu beni çok mutlu etmişti.

Bir başkası ise kitabı yazdığıma teşekkür etmemi sağlayan bir yorumdu. “Hayatım boyunca okuduğum ve beni en derinden sarsan bir kitap yazmışsınız. Size minnettarım” diyordu. Bu ve bunun gibi yüzlerce yorum ve mesaj aldım. O yüzden kitabı yayınlamakla doğru karar aldığımı söyleyebilirim.

Kanguru Haber : Olumsuz hiç mi tepki gelmedi.?

Mehmet Tekeci: Genel itibari ile olumsuz tepkiler kitabın içindeki editöryal hatalardan dolayı geldi. Yukarıda bahsettiğim gibi yazım programından kaynaklanan ciddi hatalar ortaya çıktı. Yazı karakteri programla uyuşmadığı için bazı harfler çıkmadı, bazıları farklı çıktı, bazı kelimeler hecelere bölündü. İlk kitabımız olduğu için yayınevi bunları önemsemedi. Kitap yayınlanmadan bu konu ile ilgili yayınevi ile onlarca kez yazıştık ve telefonlaştık. Ancak bunun önüne geçemedim. Bu da bana ciddi bir ders oldu. İkinci kitabımın yayını esnasında sıfır hataya yakın çıkması için elimden geleni yapacağım. Bunun yanında kitabın kurgusunu beğenmeyen okuyucular oldu. Özellikle yeniden diriliş ve yeniden hayata hazırlanış bölümlerini çok ütopik, hayal ürünü ve gerçek dışı bulanlar oldu. Bunların hepsini derleyip toparladık ve gerekli dersler çıkarılarak yepyeni bir yolculuğa daha başladık.

Kanguru Haber : Kitabınızın önemli bir bölümünde yeniden diriliş konusu yer alıyor. Bu konuyu kısaca anlatır mısınız?

Mehmet Tekeci: Bu konu kitabın önemli bir bölümünü kaplıyor dediğiniz gibi. Bu konu çok önemli. Kişinin kendisi ile barışabilmesi için iki önemli şey lazım. Kader konusunu çözmesi gerekiyor. Hayatın tek ömürlük mü, yoksa çoklu bir ömür ile yaşanan tekamül üzerine kurgulanmış bir hayat mı olduğunun sorusunun cevabını bulması gerekiyor. Bu konuların cevabını verebilecek dünyada tek bir insan evladı yok. Bu cevaplar insanın sezgilerinin peşine takılarak bulabileceği cevaplardır.

Kanguru Haber : Tanrı kelimesini çok kullanıyorsunuz kitabınızda. Allah yerine neden Tanrı kelimesini kullanmayı tercih ediyorsunuz?

Mehmet Tekeci: Aslında konu çok basittir. Allah bütün isimleri Adem’e öğrettiğini kitabında anlatıyor. Allah her lisanı biliyor yani. Birde insanın beynindeki şablonu yıkmak için, sonsuzluğunu algılayabilmemiz için 99 isim koymuş kendine. Bu demektir ki Allah’ın sonsuz sayıda ismi vardır. Her dilde ve her yürekte tecelli ettiği isim farklıdır. Tanrı ismi Allah’ın çok özel isimlerinden biridir. God ismi de onun ismidir. Afrika’da yaşayan ilkel bir kabiledeki insanın ona verdiği isimde onun ismidir. Bu ismi çokta kullanmamın sebebi beynimizin şartlanmışlığını yıkmak içindi.

Kanguru Haber : Kitabınızda din baronlarından bahsediyorsunuz ve bunu anlatırken Diyanet İşleri Başkanlığının dinin aslını öğretmek yerine ticaretle meşgul olduğunu anlatıyorsunuz. Sizce ne yapılmalı?

Mehmet Tekeci: İnançların başkalarının anlatılması ile öğrenilemeyeceğini en çok din anlatanların bilmesi gerekir. Hidayet konusu sadece Allah’ın tekelindedir. Ondan başkası hidayet veremez. Kitap öyle diyor. O yüzdendir ki, dinde ruhban sınıfı  yoktur. Olmayan bir şeyi din adına onun içine sokmak Allah’a kafa tutmaktır. Böyle aracıları dinin içine sokup buradan kazanç elde etmek ve insanları sömürmek dindarların işi değil, din baronlarının yani din mafyasının işi olabilir.

Kanguru Haber : Son olarak din sizce nedir ve dinin ruhsal dirilişi sağlaması için neler gereklidir?

Mehmet Tekeci: İnsanların kendilerini keşfetmelerinin onlara hatırlatılmasından başka yapılacak bir şey yoktur. “Kendini bilen Rabbini bilir” Kendini bilmenin yolu kendinle baş başa kalmaktan geçiyor. Kendinle baş başa kaldıktan sonra kalbine ne düştüğüne kimse karar veremez. Tanrı farkındalığın ölçüsünde gönderir ve sen alırsın. Hepsi bu kadar.

Kanguru Haber : Kanguru Haber’i tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Mehmet Tekeci: Bende bizi sosyal medyadaki paylaşımlarımızdan fark ederek daha yepyeni bir kitap arifesinde röportaj yapmaya değer bulduğunuz için teşekkür ederim. Yayın hayatınız ve hayat yolunuz açık olsun.

Yazımızı beğendiyseniz paylaşım butonlarını kullanarak sosyal medyada paylaşıp daha fazla kişiye ulaştırmanızı rica ederiz. Bizi Twitter üzerinden @kanguruhaber hesabından, Instagram üzerinden @kanguruhaber hesabından da takip edebilirsiniz.

Yorum yapmak, eklemek ya da düzeltmek için aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayınız

Sponsorlu

Google +

E-posta ile Abone Ol

Haber Bültenlerimize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin. 3'cü şahıslara satılmaz.

Sponsorlu

sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe